Erkeklerde Testosteron Yetersizliği

ERKEKLERDE TESTOSTERON YETERSİZLİĞİ (HİPOGONADİZM)


Testis ve Adrenal bezlerden salgılanan androjenler erkek üreme ve cinsel işlevlerin gelişimi ve sürdürülebilmesi için hayati öneme sahiptir.

Gebelikte erken dönemlerde androjen seviyelerinde azalma erkek üreme sisteminde konjenital anomalilere ve cinsel gelişim bozukluklarına yol açmaktadır.

Testosteron üreme sistemine ait organların gelişmesinin yanında puberte başlangıcı, fertilite, cinsel işlevler, kas oluşumu, vücut kompozisyonu, kemik mineralizasyonu, yağ metabolizması ve bilişsel fonksiyonların sağlığı için de gereklidir.

Erkeklerde günlük 6 mg testosteron üretimi gerçekleşir. Bunun %95 ‘i testislerden,%5 ‘i adrenal dediğimiz böbrek üstü bezlerden üretilir. Testosteronun sadece %2 ‘si serbest halde bulunur. %98’i proteinlere bağlı olarak vücutta taşınır. Serbest testosteron biyolojik olarak aktif kısmı oluşturur.

Kan testlerinde biyokimyasal olarak serum Testosteron seviyeleri alt sınırın altında olduğu durumlarda hastalarda; sexüel olarak (azalmış Libido, erektil disfonksiyon, orgazm bozuklukları); psikolojik semptomlar olarak (halsizlik , yorgunluk, depresif duygu durumu, azalmış motivasyon); metabolik olarak (azalmış kas kitlesi, kemik dansitesinde azalma v.b) birlikteliğinde oluşan klinik sendroma TESTOSTERON YETERSİZLİĞİ denilmektedir.

Testosteron Yetersizliği 3 ana başlık altında toplanabilir.

1.Primer testosteron yersizliği (Hipergonadotropik Hipogonadizm)

Bu klinik durumda testis dokularında bir hasarlanma söz konusudur. Geçirilmiş enfeksiyonlar, çocuklukta geçirilmiş kabakulak orşiti, testislerin radyasyona , kemoterapiye ,ilaç toksisitesine maruz kalması, inmemiş testis, testis torsiyonu , varikosel ve sebebi bilinmeyen nedenlerle testis dokusunda hasar oluşmuştur  ve testosteron üretimi azalmıştır. Kan testosteron seviyeleri düşük olduğu için testisleri uyaran FSH ve LH hormonları daha çok salgılanır. Bu yüzden bu duruma Hipergonadotropik Hipogonadizm adını vermekteyiz.

2.Sekonder Testosteron Yetersizliği

(Hipogonadotropik Hipogonadizm)

Bu durumda beyindeki hipotalamus ve hipofiz seviyesinde  bir defekt vardır. GNRH,FSH ve LH hormonlarının salınması ve taşınmasında bozukluk söz konusudur. Testisler FSH ve LH tarafından yeterince uyarılamadığı için Testosteron az üretilir.

En sık sebebi prolaktinomadır.Diğer sebebler ilaçlar, travmalar, radyasyon, kemoterapi, hipofiz tümörleri ve sistemik hastalıklardır.

Gebeliğin ilk 14 . haftasında testosteron varlığı cinsiyet gelişimi için hayati önem arz eder.Bu nedenle hipogonadizm gebelikte oluşursa hipospadiastan, dişi eksternal genitalyaya kadar değişen klinik tablolar oluşabilir. Bazen puberteye kadar bu bozukluk anlaşılamayabilir. Prepubertal dönemde gelişen hipogonadizmde testis boyutlarında küçülme, inmemiş testis, jinekomasti, ince ses, seyrek kıllanma , infertilite, düşük kemik yoğunluğu, cinsel aktivite ve istekte azalma kendini gösterir.

  1. Geç başlangıçlı Testosteron Yetersizliği

(Late-onset Hipogonadizm)

Puberte ve Genç erişkinlikte sekonder seks karakterleri ( koltuk altı,pubik kıllanması) normal olan erkeklerde erişkin dönemde başlayan hipogonadizmdir. Fonksiyonel hipogonadizm olarak ta adlandırılır.

Yapılan çalışmalarda 30’ lu yaşlardan itibaren her yıl serum testosteron seviyelerinde %0.4 lük bir azalma olduğu gösterilmiştir. Obezite ve eşlik eden hastalıklarda bu oran daha da artabilir. Sessiz,sinsi ve yavaş seyreden bir durumdur. Yaşa bağlı testislerde Leyding hücre kaybı ve GNRH hormonu salınımı azalmıştır.

Testosteron yetersizliğinde en sık ve en önemli semptom Libido azalmasıdır. Cinsel isteksizlik, ereksiyon problemleri, güçsüzlük düşük, depresif duygu durumu mevcuttur.

Belirli kriterlere sahip hastalarda bir üroloji uzmanı ve bir endokrinoloji uzmanı eşliğinde gonadotropin ve testosteron replasman tedavileri yapılabilir.

Kısa, orta ve uzun etkili, oral formda ,jel formunda ve kas içine uygulanan ampül formunda testosteron preperatları mevcuttur.

Testosteron tedavisi başlandıktan bir ay sonra Libido düzelmeye başlar. 2-3 ay için de anemi ve psikolojik durumlar düzelir. 6 ay içerisinde ereksiyon problemleri düzelmeye başlar. 9 . aydan itibaren kemik yoğunluğunda düzelme başlar.

Testosteron yetersizliği, yukarıda saydığımız semptomlarla gelen hastalarda düşünülmesi gereken bir durumdur. Sabah saatlerinde (saat7-10 arasında) en az iki kez kan testosteron seviyelerine bakılması gereklidir. Şüpheli durumlarda Kemik yoğunluğu ölçümünden, hipofiz manyetik rezonans görüntülemeye kadar  ileri tekiklerin yapılması ve sorunun nedeninin aydınlığa kavuşturulması gereklidir.

Özetle testosteron tedavisi Libido, ereksiyon kalitesi ve diğer seksüel semptomları düzeltmektedir.